HEKİMLERİN ELEKTRONİK ORTAMLAR VE SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA DAİR YASAL HATIRLATMALAR

HEKİMLERİN ELEKTRONİK ORTAMLAR VE SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA DAİR YASAL HATIRLATMALAR

Gelişen teknoloji tüm disiplinlerde olduğu gibi tıp alanında da en geniş biçimde kullanım alanı bulmakta; insan sağlığı ve mesleki gelişim için teknolojinin sağladığı olanaklardan yararlanılmaktadır. Yüksek teknolojinin tıp alanında sağladığı olanakların kullanılması yanında; elektronik ortamlar ve sosyal medya mecraları hekimler tarafından tıbbi literatürü taramak, meslektaşları ile bilgi alışverişinde bulunmak, mesleki sorunları ile tedavi süreçleri ve klinik deneyimlerini paylaşmak için giderek artan bir sıklıkla kullanılmaktadır.

Ancak tam da bu noktada, elektronik ortamları ve sosyal medyayı kullanan hekimlerin, ileride istenmeyen yasal problemlerle karşılaşmamaları için; tanıtım kuralları, hasta mahremiyeti, kişisel ve sağlık verilerinin korunması gibi bazı ilgili yasal düzenlemeler hakkında dikkatli olmaları gerekmektedir.

Elektronik ortam ve sosyal medyada mesleki gelişime katkıda bulunacağı tartışmasız olan paylaşımlarda dahi gözetilmesi gereken yasal düzenlemelerin varlığı yanında; daha fazla hastaya ulaşmak veya tanınırlığını artırmak için örtülü reklam niteliğinde değerlendirilebilecek paylaşımlardan kaçınılması gerektiği de tartışmasızdır.

Konuyu öncelikle hastalara ilişkin kişisel/sağlık verilerinin paylaşımı yönünden değerlendirecek olursak; Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü, Hasta Hakları Yönetmeliği, Hekimlik Meslek Etiği Kuralları, Özel Hastaneler Yönetmeliği gibi ulusal mevzuatımızda yer alan hasta hakları, sağlık verileri ile kişisel verilerin korunması ve işlenmesine dair düzenlemelerle anılan verilerin işlenmeleri sıkı koşullara bağlanmış bulunmaktadır. Anayasamızın 20.maddesine eklenen ek fıkra ile de “Özel Hayatın Gizliliği” başlığı altında kişisel verilerin korunması hakkı Anayasal koruma altına alınmış; ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçu Türk Ceza Kanunu’nun 134.maddesinde; kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi ve yayılmasına ilişkin yaptırımlar da Türk Ceza Kanununun 135 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Hastanın rızası alınmadan hastayla ilgili görüntü, bilgi veya kişisel veri paylaşımı yapılması halinde, şikayet durumunda Türk Ceza Kanunu’nun 134, 135 ve 136 ve 137. maddeleri çerçevesinde özel hayatın gizliliğini ihlâl, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, ele geçirilmesi, verilmesi, yayılması nedeniyle bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası istemiyle karşı karşıya kalınabilecektir.

Ayrıca “kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek” amacıyla mevzuatta yerini almış bulunan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında gerek kişinin kimliği/görüntüsü gibi kişisel verileri, gerekse özel nitelikli olarak kabul edilen sağlık verilerinin işlenmesi ve paylaşımı çok daha sıkı şartlara ve yaptırımlara bağlanmış bulunmaktadır. Kanunun ilgili madde düzenlemelerini sadece konumuz özelinde değerlendirdiğimizde; elektronik ortamlarda ve sosyal medyada yer verilen hastalara ilişkin kişisel bilgi, görüntü ve sağlıklarına ilişkin özel nitelikli kişisel verilerin ilgilisinin açık rızası olmaksızın paylaşılmasının yasal düzenlemelere aykırılık teşkil edeceği görülmektedir. (KVKK md. 5/1, 6/2). Böylesi bir durumda kuruma yapılacak şikâyet sonucunda veya re’sen yapılacak inceleme sonucunda veri sorumlusu hekim ya da kuruluşun idari para cezasına muhatap olabileceği göz ardı edilmemelidir. Kişisel verilerin ve özel nitelikli kişisel verilerin paylaşımlarında yapılan ihlallere ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilen kararlara ilişkin iki örneğe https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/5408/Ozel-Nitelikli-Kisisel-Verilerin-Kanuna-Aykiri-Sekilde-Internet-ve-Sosyal-Medya-Mecralarinda-Paylasilmasi  ; https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/6624/2019-332 adreslerinden ulaşılması mümkün bulunmaktadır.

Özetle ve tekraren belirtmek gerekirse; yasal düzenlemeler çerçevesinde, elektronik ortamlarda ve sosyal medya mecralarında, ilgililerinin açık rızaları alınmadan görsellerine yer verilerek hastalara ilişkin kişisel verilerin ve hastalıklarından bahsedilerek özel nitelikli kişisel verilerinin paylaşılması KVKK ve TCK anlamında istenmeyen işlemlerle karşılaşılmasına sebebiyet verebilecektir.

Konunun diğer bir yönü de elektronik ortamlarda ve sosyal medya mecralarında yapılan paylaşımların mevzuata ve tanıtım kurallarına aykırı, örtülü reklam niteliğinde olduğu şeklinde yorumlanabilecek içerikler taşımamasına da özen gösterilmesi gerektiğidir.

Bilindiği üzere sağlık hizmetlerinde açık ya da örtülü her türlü reklam yasaklanmış bulunmaktadır.; 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 24. Maddesine göre hekimlerin reklam yapmaları yasak olup; aynı doğrultudaki düzenleme Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 8. Maddesinde de yer almaktadır.

Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın “Ticari Amaç ve Reklam Yasağı” başlıklı 11. maddesi “Hekim, mesleğini uygularken reklam yapamaz, ticari reklamlara araç olamaz, çalışmalarına ticari bir görünüm veremez; insanları yanıltıcı, paniğe düşürücü, yanlış yönlendirici, meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamaz.” hükmünü içermektedir. Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 60. maddesi ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmeliğin 29. Maddesinde getirilen düzenlemelerle de sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki bilgilendirme ve tanıtımlar yapılabileceği, haksız rekabet yaratan davranışlarda bulunulamayacağı belirtilmiştir.

Ayrıca, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde “Hastaların tedavi öncesi ve sonrasına ait ifade ya da görüntüler içeremez” (md 5/1 (ğ) ) ve  “Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır” (md.22/1) hükümleri yer almaktadır.

Elektronik ortamlarda ve sosyal medya mecralarında hastanın rızasının olduğu ve reklam amaçlı olmayan paylaşımlar dışında; yukarıda bir kısmı belirtilen yasal düzenlemelere aykırılık teşkil edecek nitelikteki hastalara ilişkin görüntü ve bilgilerin paylaşımların reklam ve tanıtım yasaklarının ihlali anlamı taşıyabileceği ve bu tür paylaşımların Türk Tabipler Birliği, Reklam Kurulu ve Sağlık İl Müdürlüğü denetimlerine ve yaptırımlarına tabi olabileceği; ayrıca haksız rekabet nedeniyle kimi davalarla muhatap olunabileceği de unutulmamalıdır.

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, Hekimlik Meslek Etiği Kuralları başta olmak üzere mevzuatın sağlık hizmetlerinde tanıtımın sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemeleri gözetilerek  TTB’nin 10-11 Haziran 2016 tarihinde toplanan 67. Büyük Kongresi’nde; “Hekimler ile Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Elektronik Ortamlardaki Paylaşımlarına İlişkin Kılavuz”   (https://www.ttb.org.tr/images/stories/haberler/file/etik_ihlaller_kilavuzu.pdf) kabul edilmiş ve yayınlanmış bulunmaktadır.  Yazılı/görsel basında ve sosyal paylaşım ağlarında giderek yaygınlaşan, sağlık alanındaki tanıtım kurallarına aykırı, kimi zaman hasta mahremiyetini ihlal eden, açık ya da örtülü reklam niteliğindeki yayınlara karşı, hekimler ve sağlık kuruluşlarına yardımcı olması amacıyla hazırlandığı belirtilen kılavuzun ve kişisel veriler ile sağlık verilerinin korunmasına ilişkin mevzuatın tüm hekimler tarafından dikkatle incelenmesi ve belirlenen kurallar ile ilkelere uygun davranılması gerektiğini önemle hatırlatmak isteriz.

Av. İsmail Atak 
TOTBİD Hukuk Müşaviri

Dikkat Yorum yazmak için tıklayınız

Yorumlar

16.09.2020