Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği

Şanlıurfa’da Kadın Doğum Uzmanı bir meslektaşımızın tutuklanması üzerine TOTBİD Sağlık Hukuku Kurulu, bu hukuki durum hakkında üyelerimizi bilgilendirmek ve benzer durumlarda izlenmesi gereken hukuki yollar konusunda görüşlerimizi Yönetim Kurulu ile paylaşmak amacı ile aşağıdaki yazı kaleme alınmıştır.

Olayın Tıbbi Seyri ve Sonucu
Edinilen bilgilere göre, Şanlıurfa’da 25 yaşındaki bir kadın hastaya özel bir hastanede sezaryen uygulanmış, başlangıçta genel durumu iyi olan hastada yaklaşık 12 saat sonra genel durum bozukluğu ve bilinç bulanıklığı gelişmiştir.
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edilen hasta ambulansta entübe edilmiş ve acil servise bu şekilde ulaştırılmıştır.
Acilde kardiyak arrest gelişmesi üzerine CPR uygulanmış, gerekli konsültasyonlar yapılarak yoğun bakıma alınmıştır.
Yoğun bakım sürecinde iki kez daha arrest olan hasta yaklaşık 20 saatlik takip sonrasında exitus kabul edilmiş, vaka otopsiye gönderilmiştir.
Adli Otopsi bulguları hakkında bilgiye henüz ulaşılamamıştır.
Doğumu gerçekleştiren hekim, savcılığın tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş, tutuklanmış ve bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tutukluluğa yapılan itiraz üzerine serbest bırakılmıştır.

Hukuki Sürecin Çerçevesi
Hekimin, suçlamaya konu olabilecek eylemi varlığında, şikâyet üzerine veya savcılığın re’sen harekete geçmesiyle soruşturma dosyası açılır. Savcılık, gerekli bilgi ve belgeleri toplar; şüpheli hekimi davet yoluyla veya kolluk aracılığıyla “sadece kimlik tespiti için” çağırabilir.
Suçlamanın “mesleki faaliyet kapsamında” olup olmadığı değerlendirilir. Mesleki faaliyet kapsamında olduğu kanaatine varılırsa dosya “soruşturma izni talebiyle” Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu’na ya da ilgisine göre Üniversite Rektörlüğüne gönderilir.
Kurul ya da Rektörlük, bir ön incelemeci görevlendirir ve soruşturma izni verilip verilmemesi yönünde karar oluşturur. Karar, ilgili hekim, müşteki ve Cumhuriyet Savcısına tebliğ edilir. Tebliğden itibaren 10 gün içinde itiraz hakkı vardır.
İtiraz hâlinde dosya Ankara Bölge İdare Mahkemesi veya 2547 sayılı yasa gereği Danıştay tarafından incelenir ve verilen karar kesinleşir. Soruşturma izni verilmemesi ve kararın kesinleşmesi durumunda savcılık dosyası kapatılır ve hekim açısından ceza yargılaması yolu kapanır.
Soruşturma izni verilmesi hâlinde savcı soruşturmayı tamamlamak, tüm delilleri değerlendirmek, gerek duyarsa bilirkişi görüşü almak ve kovuşturmaya yer olup olmadığına karar vermek zorundadır. Kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse takipsizlik kararı verilir; aksi hâlde iddianame düzenlenir. Ceza mahkemesi iddianameyi 15 gün içinde “kabul” veya “iade” eder. İddianamenin kabulü ile ceza yargılaması başlar.

Tutuklama Tedbirinin Hukuki Şartları
Tutuklama, hapis cezasına alternatif bir koruma tedbiridir. CMK 100. maddesi uyarınca tutuklama kararı verilebilmesi için:

  • Kuvvetli suç şüphesi, • Kaçma şüphesine ilişkin somut veri,
  • Delilleri karartma veya tanıklara baskı

ihtimali bulunmalıdır.

Bunlara ek olarak ölçülülük ilkesi ve tutuklama yasağı da gözetilmelidir. Suçun niteliği gereği yatarı olmayan bir ceza söz konusuysa tutuklama kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerle amaç sağlanabiliyorsa tutuklama uygulanması ölçülülük ilkesine aykırıdır.

Üyelere Önerilerimiz

  • Polis veya savcılık tarafından ifadeye davet edildiğinizde mutlaka hukuki destek alınız.
  • Suçlamanın mesleki faaliyetle ilgili olduğu durumlarda doğrudan savunma yapmak yerine soruşturma izni prosedürünün işletilmesini talep ediniz.
  • Ön inceleme sürecinde ifade vermeden önce yine hukuki destek alınız; soruşturma izni verilmesi hâlinde itiraz süresini kaçırmayınız.
  • Savcılık tarafından “tutuklamaya sevk” edildiğinizde, duruşmada, “suçlamanın mesleki faaliyete ilişkin olduğunu, kamu, üniversite ve özel sektör çalışanları dahil tüm hekimler için yürürlükte olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 18. maddesi hükümleri sebebiyle, soruşturma izni olmadan soruşturma yapılamayacağını ve bu nedenle tutuklama dahil hiçbir adli tedbir uygulanamayacağını” hâkime açıkça belirtiniz.

Mevcut Olgunun (Tutuklama Kararı) Sağlık Hizmetlerine Etkileri
Tüm sağlık çalışanları ve özellikle hekimler ülkedeki sağlık hizmet sunumunun ana aktörleridirler. Hekimlere yönelik hukuka aykırı, öngörülemez, ölçüsüz, sürpriz hukuk uygulamalarının sağlık hizmetleri üzerinde ciddi yansımaları olacağı açıktır:

  • Hekimler riskli vakalara müdahaleden kaçınacak, defansif tıp artacaktır
  • Gereksiz sevkler çoğalacak, sevk zinciri hastaları psikolojik olarak yıpranmış ve toleransları düşük halde olarak müracaat edeceklerdir.
  • Riskli branşlarda uzman açığı oluşacak,
  • Sağlık hizmetlerine erişim ve hizmet sunumu sekteye uğrayacaktır.

Ayrıca uygulamada zaman zaman “şüphelinin” can güvenliğini sağlamak amacıyla gözaltı veya tutuklama tedbirine başvurulduğu görülmektedir. Bu durum, devletin, kişilerin can güvenliğini korumakta yetersiz kaldığı izlenimini doğurmakta ve hukuk güvenilirliğini zedelemektedir.

Sonuç ve Çağrı
Bu tür olayların olumsuz etkilerinin azaltılması için Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yöneticilerine yönelik resmi veya sosyal medya kanallarından yapılacak bildirimler önemlidir.
Talebimiz, hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılması için disiplin ve idari soruşturmaların, savcılık soruşturmalarının, ceza muhakemesi süreçlerinin ve özel hukuk uygulamalarının normlara uygun, öngörülebilir ve sürprizlerden uzak yürütülmesi yönündedir.
 

TOTBİD Sağlık Hukuku Kurulu

© Tüm hakları Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği’ne aittir.
Loading...

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...